Iyi gunler herkese,
Bu yazimla Blog gundemini sarsacagim herhalde yine. 3 ana baslik sectim yazim icin, Bunlar > Manele ya da diger adiyla Romenlerin meshur Gpsy muzigi, Ankarada gerceklesecek olan Varis oncesi egitimi ve Romanya yani ana destinasyon.
Oncelikle, bu yaziyi yazarken, keyifle kulakligimla Manele dinledigimi belirtmeden edemeyecegim. Manele, ya da Romencede manea, Romen Gypsy halkinin soyledigi ve kendine has melodisi olan, genelde belli basla calgilarla calinan ornegin Akerdion vs. Ritme dayali bir muzik cesidir. Manele de yerinde durma sansiniz yok. Muhtemelen muzik calmaya baslayinca, yerinizden kalkar dans etmeye baslarsiniz. Manele ikiye ayrili, Klasik ve modern Manele. Klasik Manele, Turk kokenlidir. Turkiyedeki calga muziklerine cok benzer. Modern manele ise Roman muziginin agirlikta oldugu ve bir miktar Turk esintilerinin de oldugu muzik cesidir. Manele, Tum balkan ulkelerinde var olan bir muzik cesididir. Yani , eger Bulgaristana gittiginizde ya da Sirbistana gittiginizde ayni ya da benzer ritimleri bulursaniz sasirmayin. Ornegin romen unlu Manele sarkicisi Adrian Minune ( Copil )
Muzigini bir parca da olsa Turkiyeden almis.
Manelenin en buyuk ozelligi , onceleri sossuz olup, gunumuzde modern manelede sarki sozleri olmasidir. Bu bilgiyi siz manele muzigini merak edenler icin verdim. Umarim yararlanmissinizdir.
Gonulluluk yaklasiyor. 16 ile 19 nisan arasinda Ankaraada Dedeman otelde toplaniyoruz. Burada yaklasik 3 gun bir varis-oncesi egitimi alacagiz. Bu arada Ibrahim demirel ve Koordinatorumuz Nurcan battaloglu ile tanisma firsatimiz olacak. Sorulacak cok sey var, bir soru listesi yapmam lazim, tabi ki Bilgiyasarimi yanima almam lazim arkadaslarla iletisimi koparmamak icin :-)
Ankaradadan geldikten sonra artik, cantalari, valizleri , giysileri ve hediyeleri paketlemenin vakti gelmis olacak. Ha bu arada, 2 gun once Sercanla Vize basvurumuzu yaptik. Tahminen 20 is gunu icinde Vizemiz cikacak. Onun icin bir ara Etilere gitmek lazim . Alinacak ucak biletine gore de Romanyaya ne zaman gidecegimiz kesinlesecek. Mayisin 5 i gibi en gec orda olmayi planliyoruz. Simdilik bu kadae yazacaklarim. Siz sevgili blogseverler, eger sorunuz olursa, cekinmeyin yazin.
O zi placuta,
Furkan Arisoy
06.04.2012
Vineri
6 Nisan 2012 Cuma
4 Nisan 2012 Çarşamba
Yehova'nın Şahitleri
Yehova'nın Şahitleri, Yehova'ya inanırlar. Kutsal Kitap'ta Yehova isminin binlerce kez geçtiğine ve bunun Tanrı'nın özel ismi olduğuna inanırlar. Dünya çapında 7 milyona yakın inananı olan bir topluluktur ve dünyada 236 ülkede faaliyetlerini sürdürmektedir.[kaynak belirtilmeli]Hıristiyan alemi tarafından ayrı bir inanç olarak görülür. [kaynak belirtilmeli]İncil'i gerçek anlamda hayatlarında uygularlar.[kaynak belirtilmeli] İsa'ya inanırlar. Gerçek dini bugünkü Hıristiyan aleminin değil, İ.S. 1. yüzyıldaki Hıristiyanların uyguladığına inanır ve buna bağlı kalırlar. İncil'in oriantalistik özelliğine inanırlar. Ahiret inançları kuvvetlidir. Gerçek dinin bir tane olduğuna, bunun hangi din olduğununun ise Kutsal Kitap'ta (Tevrat, Zebur, İncil) belirtildiğine inanırlar.
İnanç olarak askerlik yapmazlar, savaşa katılmazlar, siyasete karışmazlar ve kan nakli yaptırmazlar. Dünyadaki sorunların ancak Tanrı'nın gökteki Krallığı (yönetimi) tarafından çözüleceğine inanırlar.
Yeryüzünde yaşayan kötü insanların kıyamette yok olmayacağına, Yehova ve Göklerin Krallığı'nin tek sahibi İsa Mesih tarafından yeri iyi insanlara ebediyen cennet olarak verileceğine inanırlar. Yalnızca Cennet inancı vardır. Ateşli bir cehennem azabı öğretisine inanmazlar. Bunun yerine Tanrı adaletini kötü yürekli kişileri ebediyen yok ederek göstereceğine inanırlar. Ölümü kötüye bir ceza olarak kabul ederler. Bu anlamda tekrar dirilme inançlari vardir fakat dirilecek olanlar bu dünyanın cennete dönüşmüş halinde yaşayacaktır. Yani cennete kavusamama ebediyen ölüm halinin devamını ifade etmektedir.
Jehovah's Witnesses is a millenarian restorationist Christian denomination with nontrinitarian beliefs distinct from mainstreamChristianity.[2] The religion reports worldwide membership of over 7.65 million adherents involved in evangelism,[3] convention attendance of over 12 million, and annual Memorial attendance of over 19.3 million.[4][5] They are directed by the Governing Body of Jehovah's Witnesses, a group of elders in Brooklyn, New York, that establishes and controls all doctrines.[6][7][8] Jehovah's Witnesses' beliefs are based on their interpretations of the Bible, with a preference for their own translation, the New World Translation of the Holy Scriptures.[9]They believe that the destruction of the present world system at Armageddon is imminent, and that the establishment of God's kingdomon earth is the only solution for all problems faced by humankind.[10]
The group emerged from the Bible Student movement—founded in the late 1870s by Charles Taze Russell with the formation of Zion's Watch Tower Tract Society—with significant organizational and doctrinal changes under the leadership of Joseph Franklin Rutherford.[11][12] The name Jehovah's witnesses, based on Isaiah 43:10–12,[13] was adopted in 1931 to clearly distinguish themselves from other Bible Student groups.[14][15]
Jehovah's Witnesses are best known for their door-to-door preaching, distributing literature such as The Watchtower and Awake!, and refusing military service and blood transfusions. They consider use of the name Jehovah vital for proper worship. They rejectTrinitarianism, inherent immortality of the soul, and hellfire, which they consider to be unscriptural doctrines. They do not observeChristmas, Easter, birthdays, or other holidays and customs they consider to have pagan origins incompatible with Christianity. Adherents commonly refer to their body of beliefs as "the truth" and consider themselves to be "in the truth".[16] Jehovah's Witnesses consider secular society to be morally corrupt and under the influence of Satan, and limit their social interaction with non-Witnesses.
Congregational disciplinary actions include disfellowshipping, their term for formal expulsion and shunning. Members who formally leave are considered disassociated and are also shunned. Disfellowshipped and disassociated members may eventually be reinstated if they request it.
The religion's position regarding conscientious objection to military service and refusal to salute national flags has brought it into conflict with some governments. Consequently, Jehovah's Witnesses have been persecuted and their activities are banned or restricted in some countries. Persistent legal challenges by Jehovah's Witnesses have influenced legislation related to civil rights in various countries.
Furkan Arisoy
04.04.2012
Wednesday
24 Mart 2012 Cumartesi
Ingilizce Dersleri serisi -1- ( Series for English lessons)
Iyi gunler,
Surekli politik yazilarimdan sikildiysaniz ve biraz da ingilizce ogrenmek isterim derseniz, iste size firsat. Bu yazimi Ingilizce gramer ve en cok kullanilan yapilar, zamanlar ve kelimeler ayirdim. En iyi sekilde yararlanmaniz dilegiyle . Not : Giris yazisini da ingilizceye cevirecegim ve boylece yabancilar da Turkce ogrenmis olacaklar.
( If you're so bored with my political articles, if you wish to learn English a lit bit, here is your opportunity. I dedicated my article upon English grammer, most frequently used structure, tenses and words. I wish you get highest benefit of it. Note : I 've translated introduction text into english too so that foreigner people can learn turkish as well )
Dil okullarinda size ogretilmeyen kelimeleri, yapilari burada bulacaksiniz, dikkatlice okumanizi ve ezberlemenizi tavsiye ederim. Karisik gidecegim, belli bir sira yoktur.
INgilizcede kesinlikle kullanmaniz gereken zaman zarflari : ( Temporal Adverbs )
Sometimes: Bazen
From time to time : Bazen
Once upon a time : Bir zamanlar, bir varmis bir yokmus
frequently: Siklikla
Rarely: Nadiren
Seldomly: Nadiren
Once in a while : Nadiren
oftenly: Siklikla
Right away : Derhal, hemen
Immmediately: Hemencecik.
Instantly: Hemen
At a word : Hemen
Not at all : Hic
Nothing: Hic
For no reason at all : Hic yoktan
Simdi de iki cumleyi baglayan baglaclar uzerinde duralim. ( Sentence conjugations )
Morover : Kaldi ki
Whereas : Oysa, halbuki
Nevertheless: Bununla birlikte
However : bununla birlikte
Besides : bununla birlikte
At the same time : Ayni zamanda
But : ama, ancak
and : ve
Even though : -e ragmen
Despite : -e ragmen
In defiance of :-e ragmen
Although : ragmen, karsin, olmakla beraber
In addition : Bir de, ek olarak
Etken ve Edilgenlik yapma ( Active and passive form )
Etken hal : Fiilin 1. zamani ya da duruma gore 3. hal.
Ornekler :
I cooked a great food. passive > A great food is cooked ya da has been cooked. ( Harika bir yemek pisirildi )
I saw a big monster > passive > A big monster is seen ya da has been seen. ( Buyuk bir canavar goruldu )
I opened the window > passive > A window is opened or has been opened ( Pencere acildi )
Takim Fiiller ( phrasal verbs : Most Important issue in English/En cok kullanilan - Used most frequently ) :
Take off : Ucak havalanmak
Break down : Bozmak, ruhen yikilmak
Pull back : Geri cekmek
Put down : Yere koymak, indirmek
Break into : Zorla girmek
Keep apart : Uzak tutmak
Give up : Vazgecmek
Give in : Kabullenmek
Keep on : Devam ettirmek, surdurmek
Keep up : Devam ettirmek, yuksek tutmak
go away : Uzak durmak
keep away : uzak durmak
Run away : kacmak
pass by : gecip gitmek
pass on : devam etmek
Go in : girmek
En cok kullanilan Sifatlar ( Adjectives )
Clever : Akilli
lazy : tembel
fast : Hizli
mean : Cimri
Slow : yavas
adorable : tapilasi , cok guzel
pretty : guzel
amazing : muthis
decent : Terbiyeli
true : dogru
false : yanlis
rainy : yagmurlu
Foggy : sisli
cloudy : Bulutlu
Sunny : gunesli
furious : ofkeli
cruel : gaddar
Bu derslik bu kadar yeter ( That's enough for this lesson ) :)
Umarim faydalanmissinizdir ve yeni seyler ogrenmissinizdir ( Hope you got benefit of it and learned new things )
Sonraki dersimizde, cok daha fazla sey ogreneceksiniz eminim ( on following lesson, You will learn more and more thing )
Sevgiyle Kalin,
Yours faithfully,
Furkan Arisoy
25.03.2012
Sunday
Surekli politik yazilarimdan sikildiysaniz ve biraz da ingilizce ogrenmek isterim derseniz, iste size firsat. Bu yazimi Ingilizce gramer ve en cok kullanilan yapilar, zamanlar ve kelimeler ayirdim. En iyi sekilde yararlanmaniz dilegiyle . Not : Giris yazisini da ingilizceye cevirecegim ve boylece yabancilar da Turkce ogrenmis olacaklar.
( If you're so bored with my political articles, if you wish to learn English a lit bit, here is your opportunity. I dedicated my article upon English grammer, most frequently used structure, tenses and words. I wish you get highest benefit of it. Note : I 've translated introduction text into english too so that foreigner people can learn turkish as well )
Dil okullarinda size ogretilmeyen kelimeleri, yapilari burada bulacaksiniz, dikkatlice okumanizi ve ezberlemenizi tavsiye ederim. Karisik gidecegim, belli bir sira yoktur.
INgilizcede kesinlikle kullanmaniz gereken zaman zarflari : ( Temporal Adverbs )
Sometimes: Bazen
From time to time : Bazen
Once upon a time : Bir zamanlar, bir varmis bir yokmus
frequently: Siklikla
Rarely: Nadiren
Seldomly: Nadiren
Once in a while : Nadiren
oftenly: Siklikla
Right away : Derhal, hemen
Immmediately: Hemencecik.
Instantly: Hemen
At a word : Hemen
Not at all : Hic
Nothing: Hic
For no reason at all : Hic yoktan
Simdi de iki cumleyi baglayan baglaclar uzerinde duralim. ( Sentence conjugations )
Morover : Kaldi ki
Whereas : Oysa, halbuki
Nevertheless: Bununla birlikte
However : bununla birlikte
Besides : bununla birlikte
At the same time : Ayni zamanda
But : ama, ancak
and : ve
Even though : -e ragmen
Despite : -e ragmen
In defiance of :-e ragmen
Although : ragmen, karsin, olmakla beraber
In addition : Bir de, ek olarak
Etken ve Edilgenlik yapma ( Active and passive form )
Etken hal : Fiilin 1. zamani ya da duruma gore 3. hal.
Ornekler :
I cooked a great food. passive > A great food is cooked ya da has been cooked. ( Harika bir yemek pisirildi )
I saw a big monster > passive > A big monster is seen ya da has been seen. ( Buyuk bir canavar goruldu )
I opened the window > passive > A window is opened or has been opened ( Pencere acildi )
Takim Fiiller ( phrasal verbs : Most Important issue in English/En cok kullanilan - Used most frequently ) :
Take off : Ucak havalanmak
Break down : Bozmak, ruhen yikilmak
Pull back : Geri cekmek
Put down : Yere koymak, indirmek
Break into : Zorla girmek
Keep apart : Uzak tutmak
Give up : Vazgecmek
Give in : Kabullenmek
Keep on : Devam ettirmek, surdurmek
Keep up : Devam ettirmek, yuksek tutmak
go away : Uzak durmak
keep away : uzak durmak
Run away : kacmak
pass by : gecip gitmek
pass on : devam etmek
Go in : girmek
En cok kullanilan Sifatlar ( Adjectives )
Clever : Akilli
lazy : tembel
fast : Hizli
mean : Cimri
Slow : yavas
adorable : tapilasi , cok guzel
pretty : guzel
amazing : muthis
decent : Terbiyeli
true : dogru
false : yanlis
rainy : yagmurlu
Foggy : sisli
cloudy : Bulutlu
Sunny : gunesli
furious : ofkeli
cruel : gaddar
Bu derslik bu kadar yeter ( That's enough for this lesson ) :)
Umarim faydalanmissinizdir ve yeni seyler ogrenmissinizdir ( Hope you got benefit of it and learned new things )
Sonraki dersimizde, cok daha fazla sey ogreneceksiniz eminim ( on following lesson, You will learn more and more thing )
Sevgiyle Kalin,
Yours faithfully,
Furkan Arisoy
25.03.2012
Sunday
15 Mart 2012 Perşembe
Farabi Öğrenci ve Öğretim Üyesi Değişim Programı Nedir?
" Farabi ogrenci degisim" programi, Yuksekogretim kurumlari arasinda Ogrenci ve ogretim uyesi degisim programidir. Universite ve yuksek teknoloji enstituleri bunyesinde on lisans, lisans , yuksek lisans ve doktora duzeyinde kurumlar arasinda Ogrenci ve ogretim uyesi degisimini hedeflemektedir.
Farabi degisim programi, ogrenci veya ogretim gorevlilerinin bir veya iki yariyil suresince kendi kurumlarinin disinda bir yuksek ogretim kurumunda egitim ve ogretim faaliyetlerine devam etmelerini amaclamaktadir.
Farabi degisim programinin uygulanmasina iliskin ilkeler, yonetmelik ve esas ve usuller tarafindan ayrintilariyla belirlenmistir.
Ogrenci degisimi
Farabi degisim programi kapsaminda ogrenci degisimine yuksek ogrenim kurumlarinda kayitli ogrenciler katilabilir. Ogrenci degisim sureci, en az bir, en fazla 2 yariyil i kapsar.
Ogrenciler, bulunduklari yariyilda almalari gereken dersleri kabul edildikleri universitede alirlar. Gidilen yuksek ogrenim kurumunun alt ve ust siniflarindan da dersler secilebilir, degisimde ders sayisi degil, kredi sayisi dikkate alinir.
Basvurularin degerlendirilmesi ve Ogrenci secimi
- Degerlendirme sonucunda basvuran butun ogrencileri icerecek ve degerlendirmeye tabi tutulduklari alanlarda aldiklari puanlari gosterecek sekilde hazirlanan basvuru sonuc listesi Yuksek ogrenim kurumunun internet sitesinde yayinlanir.
Ogrenim Giderleri
Ogrenciler, Farabi degisim programi ogrencisi olduklari sure boyunca kendi yuksek ogrenim programlarina kayitlarini yaptirarak Ogrenci katki paylarini odemeye devam ederler. Degisime katilan ogrenciler, kayitlarini donduramazlar.
Degisime katilan ogrencilere, aylik burs miktarinin 1.5 kati bir burs odenir.
Burs Miktarinin yuzde 70' i katilim suresince, geri kalan yuzde 30'u ise programin tamamlanmasindan sonra odenir.
Harcamalar, sayistay denetimine tabidir.
Farabi degisim programi ile ilgileniyorsaniz Universitenizin ilgili Farabi koordinatorlugune basvurunuz ya da verecegim adresten giris yapiniz
http://turkuaz.yok.gov.tr/farabi
Sevgiyle kalin,
FURKAN ARISOY
15.03.2012
Farabi degisim programi, ogrenci veya ogretim gorevlilerinin bir veya iki yariyil suresince kendi kurumlarinin disinda bir yuksek ogretim kurumunda egitim ve ogretim faaliyetlerine devam etmelerini amaclamaktadir.
Farabi degisim programinin uygulanmasina iliskin ilkeler, yonetmelik ve esas ve usuller tarafindan ayrintilariyla belirlenmistir.
Ogrenci degisimi
Farabi degisim programi kapsaminda ogrenci degisimine yuksek ogrenim kurumlarinda kayitli ogrenciler katilabilir. Ogrenci degisim sureci, en az bir, en fazla 2 yariyil i kapsar.
Ogrenciler, bulunduklari yariyilda almalari gereken dersleri kabul edildikleri universitede alirlar. Gidilen yuksek ogrenim kurumunun alt ve ust siniflarindan da dersler secilebilir, degisimde ders sayisi degil, kredi sayisi dikkate alinir.
Basvurularin degerlendirilmesi ve Ogrenci secimi
- Degerlendirme sonucunda basvuran butun ogrencileri icerecek ve degerlendirmeye tabi tutulduklari alanlarda aldiklari puanlari gosterecek sekilde hazirlanan basvuru sonuc listesi Yuksek ogrenim kurumunun internet sitesinde yayinlanir.
Ogrenim Giderleri
Ogrenciler, Farabi degisim programi ogrencisi olduklari sure boyunca kendi yuksek ogrenim programlarina kayitlarini yaptirarak Ogrenci katki paylarini odemeye devam ederler. Degisime katilan ogrenciler, kayitlarini donduramazlar.
Degisime katilan ogrencilere, aylik burs miktarinin 1.5 kati bir burs odenir.
Burs Miktarinin yuzde 70' i katilim suresince, geri kalan yuzde 30'u ise programin tamamlanmasindan sonra odenir.
Harcamalar, sayistay denetimine tabidir.
Farabi degisim programi ile ilgileniyorsaniz Universitenizin ilgili Farabi koordinatorlugune basvurunuz ya da verecegim adresten giris yapiniz
http://turkuaz.yok.gov.tr/farabi
Sevgiyle kalin,
FURKAN ARISOY
15.03.2012
3 Mart 2012 Cumartesi
Türkiyede Türkçe Problemi Üzerine Sıradışı bir Yazı
Iyi gunler dilerim,
Bu yaziyi uzun zamandir yazmayi dusunuyordum. Dilin ne kadar onemli bir arac oldugunu anlatmama gerek yoktur sanirim. Turkler, tum dunya ulkelerinin ayni dil mantigina sahip oldugu gibi cok mantiksiz bir dusunus tarzina sahipler. Bunu cok acik sekilde Turkiyeye gelen yabanci turistleri karsilama noktasinda gorebiliyorum. Turist, Turkce bilmiyor ama sen ona kalkip en zor Turkce kelimeleri ogretiyorsun, Ingilizce turist, corba icin Soup, Cek turist corba icin " Polevka" diyor, sen ise onun yanina yanasip " abla corbam var" diyorsun. Sizce bu turklerin sicak kanliliiginin mi yoksa bon, saf ve salak olduklarini mi gosterir, bence ikincisi.
Lafi uzatmayayayim Turkce ve ingilizce meselesine gelelim. Turkce, cok girift , karmasik zor bir dil aslinda. Arapcadan, acemceden, cerkezcedenm,kurtceden, ingilizceden ve daha bir suru dilden esintiler tasiyor dilimiz. Bu dilin buyuk problemi var o da su : Kimse bu dili mukemmel seviyede konusamiyor bilmiyor. Aslinda, bir dil eger tum millet tarafindan paylasiliyorsa, dildeki butun kelimlelerin bilinmesi, butun halk zumreleri tarafindan konusulabilmesi gerekir. Esnafindan, zanaatkarina, ciftcisinden, is adamina, sanayicisinden tarihcisine sosyologuna kadar Herkes , bu dilde yer alan her kelimeyi cok iyi bilmelidir. Aksi takdirde , ayni ulkede yasayan yabancilardan hic bir farkimiz kalmaz. Fakat gozlemlerime dayanarak soyleyebilirim ki, Turkiyede, her is kolu kendi dilini yaratmis. Bu aslinda, o alandaki terimleri bilip bilmeme ile alakali birseydir. Bu , aslinda cok temel millete mal olmus kelimleri bilememe problemidir ve cok buyuk bir problemdir.
Cogumuz Trt1 DE yayinlanan Seksenler adli diziyi izlemissinizdir. Orada bir Trakyali pastaneci karakteri var. Dikkat eddiyseniz, butun hayati , isi toplasan konustugu kelime sayisi 100 u gecmiyor ve kolaylikla kandirilabiliyor. Maalesef oradaki Trakyali karakter gibi o kadar cok insanimiz var ki Turkiyede yasayan, Ben kisisel olarak, eger bir kisi, bir dildeki bir kelimeyi dahi yanlis bilse veyahut bilmese, onu o ulkenin vatandasi saymam, addetmem, devlet vatandasina dilini dahi ogretememis demektir bu ve cok buyuk kabahattir. Cunku, ogretilemeyen dil, nesilden nesile eksik aktarilir. Milletin dil hafizasi zayiflar.
Turkiyede iki turlu dil, iki kutup var: birincisi, modern turkce yani gunes dil teorisinden sonraki gunumuze kadar gelmis TDK sozlugunde yer alan. digeri ise 1930 lardan once Osmanlinin ilk kurulusundan beri kullanilan Osmanlica kelimeler. Hic dikkat ettiniz mi bilmem ama bazi gazeteler, agir, adali zor bir osmanlica dili kullanirken, bazi gazeteler tam da genclerin anlayacagi , artik kliselesmis kelimleri kullaniyorlar. Benim arastirmam da buna dayaniyor zaten. Sizlere gazetelerde kullanilan kelimeler ile ilgili bir arastirma yaptim. Ilginc sonuclara ulastim bakiniz
En agir dili kullan gazete : Star, Zaman
Orta agirlikta olan : Yenisafak, Cumhuriyet, Vakit.
En anlasilan dili kullanan gazeteler : Posta, Sozcu, takvim, Milliyet, Hurriyet, aksam, sabah.
Bu gercekten de boyle size bir kac pasaj gosterecegim gazeteden aldigim, ve usenmeyip sizlere bu kelimelerin anlamlarini da soyleyecegim. Cunku adim kadar eminim, bir bakkal bu gazeteyi okurken bu kelimelerin anlamini bilmez , genelleme yapmak istemem ama bakkallar kose yazisi da okumazlar herhalde.
Fehmi Koru , star gazetesi yazari demis ki, " Kötülük pâyidar olmaz" payidar kelimesi ne demek bilirmisiniz?
hadi ogrenelim Payidar : sabit, kalici demekmis. Ogrendik simdi. Ayni yazar Boca etmek diyor, biliyor musunuz anlamini ? anlami su Boca etmek, kadehten bir seyler icmek ya da bas asagi etmek demekmis. Ornegin Ahmet Kekec adli yazarimiz yine bir cogumuzun anlayamadigi kelimeler kullanmakta bir yazisinda soyle demis : " Güya istiskal ediyordu." Buradaki istiskal kelimesi, Birine karsi soguk muamelede bulunup hoslanmadigini belirtmek demekmis. Ayni yazar soyle diyor " Mezkur yasaya gore..." Eminim buradaki kelimeyi yeni nesil bilmiyordur. O zaman aciklayim mezkur, zikredilmis, adi gecen demekmis.
Sasirdiniz dimi? Bu kelimeleri cogunuz duymadiniz bile. Iste Turkiyedeki temel sorun bu. Belki bu kelimeleri yasli kusak biliyor olabilir. Ama ya genc kusak? Genc kusagimiz icin yeni bir dil yaratmak gerekmez mi? Yeni bir TDK sozlugu? bu ne yaman celiskidir ki Genclerimiz iki dil arasinda gidip gelmektedirler. Peki, devlet kurumlarinda kullanilan dillerin agirligina agdaligina ne diyeceksiniz? Bu kelimlerin de gazetelerde kullanilan agir kelimelerden asagi kalir yanlari yok.
Bu kelimleri beraber inceleyelim ;
- Iskan
- Bayindirlik
- Mustahaklik belgesi
- tanzim
- arzuhal
- Mevzuat
-Mudi
- Gayrimenkul
- Istirakler
- Emtia
- muaf tutulmak
- tenasub
- Darussafaka
- Tedrisat
Evet, cogunuz bu kelimeleri gunluk hayatta gorumus, duymussunuzdur ama bilmezsiniz, merak edip te sozluge dahi bakmazsiniz. Sikinti surda ; TDK bu kelimlerin yerine baska kelimeler bulmuyor bulmak istemiyor ya da buluyor ama kamuoyu ile paylasmiyor.
Benım TDK dan istedigim sudur ki, en kisa zamanda bu eski kelimlerin yerine yeni Turkce kelimler uretsin. Hem gencler, hem de orta yasta olan insanlar birbirlerini anlasinlar. Yasli kusagin bir ayagi cukurda zaten, onlara bu saatten sonra yeni kelimler ogretemezsiniz. Ha bu arada genclere bir konuda elestiride bulunmak istiyorum. Tamam, cagdas bir Turkce konusmak istiyorlar ama " Adamin dibisin ya" ne demek ulan? Bu kelimeyi biri bana izah edebilir mi ( bak yine osmanlica kullandim istemeden de olsa ) Ben adamin dibisin gibi, cok siradan, anlamsiz ve bayagi cumlelerin kullanilmasi taraftari degilim. Dilin ahlak yapisini bir kez bozdun mu gerisi corap sokugu gibi gelir. Bu tarz kullanimlara dikkat diyorum ve izninizle yazimi burada noktaliyorum. Daha fazla Turkce kelimenin konusuldugu, her kesimden insanin birbirini anladigi guzel bir Turkiye umudu ile...
FURKAN ARISOY
04.03.2012
Pazar
Bu yaziyi uzun zamandir yazmayi dusunuyordum. Dilin ne kadar onemli bir arac oldugunu anlatmama gerek yoktur sanirim. Turkler, tum dunya ulkelerinin ayni dil mantigina sahip oldugu gibi cok mantiksiz bir dusunus tarzina sahipler. Bunu cok acik sekilde Turkiyeye gelen yabanci turistleri karsilama noktasinda gorebiliyorum. Turist, Turkce bilmiyor ama sen ona kalkip en zor Turkce kelimeleri ogretiyorsun, Ingilizce turist, corba icin Soup, Cek turist corba icin " Polevka" diyor, sen ise onun yanina yanasip " abla corbam var" diyorsun. Sizce bu turklerin sicak kanliliiginin mi yoksa bon, saf ve salak olduklarini mi gosterir, bence ikincisi.
Lafi uzatmayayayim Turkce ve ingilizce meselesine gelelim. Turkce, cok girift , karmasik zor bir dil aslinda. Arapcadan, acemceden, cerkezcedenm,kurtceden, ingilizceden ve daha bir suru dilden esintiler tasiyor dilimiz. Bu dilin buyuk problemi var o da su : Kimse bu dili mukemmel seviyede konusamiyor bilmiyor. Aslinda, bir dil eger tum millet tarafindan paylasiliyorsa, dildeki butun kelimlelerin bilinmesi, butun halk zumreleri tarafindan konusulabilmesi gerekir. Esnafindan, zanaatkarina, ciftcisinden, is adamina, sanayicisinden tarihcisine sosyologuna kadar Herkes , bu dilde yer alan her kelimeyi cok iyi bilmelidir. Aksi takdirde , ayni ulkede yasayan yabancilardan hic bir farkimiz kalmaz. Fakat gozlemlerime dayanarak soyleyebilirim ki, Turkiyede, her is kolu kendi dilini yaratmis. Bu aslinda, o alandaki terimleri bilip bilmeme ile alakali birseydir. Bu , aslinda cok temel millete mal olmus kelimleri bilememe problemidir ve cok buyuk bir problemdir.
Cogumuz Trt1 DE yayinlanan Seksenler adli diziyi izlemissinizdir. Orada bir Trakyali pastaneci karakteri var. Dikkat eddiyseniz, butun hayati , isi toplasan konustugu kelime sayisi 100 u gecmiyor ve kolaylikla kandirilabiliyor. Maalesef oradaki Trakyali karakter gibi o kadar cok insanimiz var ki Turkiyede yasayan, Ben kisisel olarak, eger bir kisi, bir dildeki bir kelimeyi dahi yanlis bilse veyahut bilmese, onu o ulkenin vatandasi saymam, addetmem, devlet vatandasina dilini dahi ogretememis demektir bu ve cok buyuk kabahattir. Cunku, ogretilemeyen dil, nesilden nesile eksik aktarilir. Milletin dil hafizasi zayiflar.
Turkiyede iki turlu dil, iki kutup var: birincisi, modern turkce yani gunes dil teorisinden sonraki gunumuze kadar gelmis TDK sozlugunde yer alan. digeri ise 1930 lardan once Osmanlinin ilk kurulusundan beri kullanilan Osmanlica kelimeler. Hic dikkat ettiniz mi bilmem ama bazi gazeteler, agir, adali zor bir osmanlica dili kullanirken, bazi gazeteler tam da genclerin anlayacagi , artik kliselesmis kelimleri kullaniyorlar. Benim arastirmam da buna dayaniyor zaten. Sizlere gazetelerde kullanilan kelimeler ile ilgili bir arastirma yaptim. Ilginc sonuclara ulastim bakiniz
En agir dili kullan gazete : Star, Zaman
Orta agirlikta olan : Yenisafak, Cumhuriyet, Vakit.
En anlasilan dili kullanan gazeteler : Posta, Sozcu, takvim, Milliyet, Hurriyet, aksam, sabah.
Bu gercekten de boyle size bir kac pasaj gosterecegim gazeteden aldigim, ve usenmeyip sizlere bu kelimelerin anlamlarini da soyleyecegim. Cunku adim kadar eminim, bir bakkal bu gazeteyi okurken bu kelimelerin anlamini bilmez , genelleme yapmak istemem ama bakkallar kose yazisi da okumazlar herhalde.
Fehmi Koru , star gazetesi yazari demis ki, " Kötülük pâyidar olmaz" payidar kelimesi ne demek bilirmisiniz?
hadi ogrenelim Payidar : sabit, kalici demekmis. Ogrendik simdi. Ayni yazar Boca etmek diyor, biliyor musunuz anlamini ? anlami su Boca etmek, kadehten bir seyler icmek ya da bas asagi etmek demekmis. Ornegin Ahmet Kekec adli yazarimiz yine bir cogumuzun anlayamadigi kelimeler kullanmakta bir yazisinda soyle demis : " Güya istiskal ediyordu." Buradaki istiskal kelimesi, Birine karsi soguk muamelede bulunup hoslanmadigini belirtmek demekmis. Ayni yazar soyle diyor " Mezkur yasaya gore..." Eminim buradaki kelimeyi yeni nesil bilmiyordur. O zaman aciklayim mezkur, zikredilmis, adi gecen demekmis.
Sasirdiniz dimi? Bu kelimeleri cogunuz duymadiniz bile. Iste Turkiyedeki temel sorun bu. Belki bu kelimeleri yasli kusak biliyor olabilir. Ama ya genc kusak? Genc kusagimiz icin yeni bir dil yaratmak gerekmez mi? Yeni bir TDK sozlugu? bu ne yaman celiskidir ki Genclerimiz iki dil arasinda gidip gelmektedirler. Peki, devlet kurumlarinda kullanilan dillerin agirligina agdaligina ne diyeceksiniz? Bu kelimlerin de gazetelerde kullanilan agir kelimelerden asagi kalir yanlari yok.
Bu kelimleri beraber inceleyelim ;
- Iskan
- Bayindirlik
- Mustahaklik belgesi
- tanzim
- arzuhal
- Mevzuat
-Mudi
- Gayrimenkul
- Istirakler
- Emtia
- muaf tutulmak
- tenasub
- Darussafaka
- Tedrisat
Evet, cogunuz bu kelimeleri gunluk hayatta gorumus, duymussunuzdur ama bilmezsiniz, merak edip te sozluge dahi bakmazsiniz. Sikinti surda ; TDK bu kelimlerin yerine baska kelimeler bulmuyor bulmak istemiyor ya da buluyor ama kamuoyu ile paylasmiyor.
Benım TDK dan istedigim sudur ki, en kisa zamanda bu eski kelimlerin yerine yeni Turkce kelimler uretsin. Hem gencler, hem de orta yasta olan insanlar birbirlerini anlasinlar. Yasli kusagin bir ayagi cukurda zaten, onlara bu saatten sonra yeni kelimler ogretemezsiniz. Ha bu arada genclere bir konuda elestiride bulunmak istiyorum. Tamam, cagdas bir Turkce konusmak istiyorlar ama " Adamin dibisin ya" ne demek ulan? Bu kelimeyi biri bana izah edebilir mi ( bak yine osmanlica kullandim istemeden de olsa ) Ben adamin dibisin gibi, cok siradan, anlamsiz ve bayagi cumlelerin kullanilmasi taraftari degilim. Dilin ahlak yapisini bir kez bozdun mu gerisi corap sokugu gibi gelir. Bu tarz kullanimlara dikkat diyorum ve izninizle yazimi burada noktaliyorum. Daha fazla Turkce kelimenin konusuldugu, her kesimden insanin birbirini anladigi guzel bir Turkiye umudu ile...
FURKAN ARISOY
04.03.2012
Pazar
29 Şubat 2012 Çarşamba
EU Education Policy, EVS and Right to Conscience Objector
European Union takes its legitimation from democracy. Human rights, mutual agreements, sublimity of democracy, The right to free elect and to be elected are things that Turkey took from Europe and adapted according to itself. The Values and principals that Europe has carries weight with inside of it. All the member countries are being punished or remunerated according to those values and criterion. European Union has very regular and systematic structure. The Council of European Union, European Court of Human rights, are the only few of those. Those places are in charge of giving " ultimate decision". Every sort of lameness that might be occur there, can influence all member countries.
However, EU gives much importance for education. They praise the education and give fund for young people up to millions euro. They put all the alternatives front of young people that can choose any of them freely. But what is most important thing is that while doing this, they 're depositing all young regardless to religion, language, root, sect etc. The Education and voluntary programmes such as Erasmus, Da Vinci, Socrates, EVS etc. has started to be more popular in all world especially in Turkey. Common particularity of all those programmes are to break prejudgments in persons and to open the doors of new cultures for them. Privately, For instance Erasmus system is like that : Turkish student is going to any European country to be continued to his /her education career and to be adopted into there's culture for at least 5 months up to 1 year.
But In EVS, To be student is not an obligation. Everybody among 18-30 ages can participate to this activity. EVS activity is being the least 1 month and max. 1 year. This means to work in foreign country as volunteer. The Person can't take a certain salary but being granted by EU.
When it comes to why I told all about this ,
Turkey is still among countries that developed on middle level. Economy of Turkey would be good but in terms of Human rights are very down under expected level. The Topic I didn't not understand and want to discuss is :
The Turkish students that takes advantages of EU education policy till end, when it comes to Human rights, why don't they show the same sensibility? or escapes from its responsibility? Why they can't pass beyond narrow moulds? Whey do they still move with nationalist reflex? To think logically, someone who has gone to Erasmus or for EVS should be more open-minded, more flexible and more liberal. But for some reasons or other, most of Turkish student Although they use all EU education programme , they don't want membership of Turkey into EU. I see here a big contradiction personally. In my opinion, of someone who have gone to Europe to make EVS or Erasmus should want to enter in EU. Otherwise, he /she might be contradicting with themselves. Programme that he/she gone can't have an target. Here is, on this point, The subject I want to mention is " Conscience objector". Conscience objector is a rejection against military recruitment service of a person because of religious, moral and conscientious reasons. there are two kinds of Conscience objector : The first one is partly rejection that gives you opportunity to work in public service instead of holding gun. The Second one is that person can reject to go to military service in total. The First Conscientious objector in Turkey is Tayfun Gonul who has explained his conscientious objector. He has laid in jail for years because of his rejection.
It is expressed that in Today's turkey, There are conscientious objector young people are over 1000. EU has gave time to Turkey to recognize the right to conscientious objector till February. Unfortunately, Turkish government hasn't done anything special nor any enterprise for this Right. European Court of Human Rights has pressurized to Turkey regarding to right to conscientious objector. If Turkey couldn't recognize the Right to Conscientious objector till March, ECHR will give a big money punishment to Turkey. At the moment , there are 3 countries that didn't recognize the Right to Conscientious objector officially. Those countries are Azerbaijan, Turkey and North Cyprus Turkish Republic ( NCTR can't recognize it without permission of Turkish republic )
I hope this important Right will be recognized as soon as possible.
Have nice day!
FURKAN ARISOY
29.02.2012
Wednesday
However, EU gives much importance for education. They praise the education and give fund for young people up to millions euro. They put all the alternatives front of young people that can choose any of them freely. But what is most important thing is that while doing this, they 're depositing all young regardless to religion, language, root, sect etc. The Education and voluntary programmes such as Erasmus, Da Vinci, Socrates, EVS etc. has started to be more popular in all world especially in Turkey. Common particularity of all those programmes are to break prejudgments in persons and to open the doors of new cultures for them. Privately, For instance Erasmus system is like that : Turkish student is going to any European country to be continued to his /her education career and to be adopted into there's culture for at least 5 months up to 1 year.
But In EVS, To be student is not an obligation. Everybody among 18-30 ages can participate to this activity. EVS activity is being the least 1 month and max. 1 year. This means to work in foreign country as volunteer. The Person can't take a certain salary but being granted by EU.
When it comes to why I told all about this ,
Turkey is still among countries that developed on middle level. Economy of Turkey would be good but in terms of Human rights are very down under expected level. The Topic I didn't not understand and want to discuss is :
The Turkish students that takes advantages of EU education policy till end, when it comes to Human rights, why don't they show the same sensibility? or escapes from its responsibility? Why they can't pass beyond narrow moulds? Whey do they still move with nationalist reflex? To think logically, someone who has gone to Erasmus or for EVS should be more open-minded, more flexible and more liberal. But for some reasons or other, most of Turkish student Although they use all EU education programme , they don't want membership of Turkey into EU. I see here a big contradiction personally. In my opinion, of someone who have gone to Europe to make EVS or Erasmus should want to enter in EU. Otherwise, he /she might be contradicting with themselves. Programme that he/she gone can't have an target. Here is, on this point, The subject I want to mention is " Conscience objector". Conscience objector is a rejection against military recruitment service of a person because of religious, moral and conscientious reasons. there are two kinds of Conscience objector : The first one is partly rejection that gives you opportunity to work in public service instead of holding gun. The Second one is that person can reject to go to military service in total. The First Conscientious objector in Turkey is Tayfun Gonul who has explained his conscientious objector. He has laid in jail for years because of his rejection.
It is expressed that in Today's turkey, There are conscientious objector young people are over 1000. EU has gave time to Turkey to recognize the right to conscientious objector till February. Unfortunately, Turkish government hasn't done anything special nor any enterprise for this Right. European Court of Human Rights has pressurized to Turkey regarding to right to conscientious objector. If Turkey couldn't recognize the Right to Conscientious objector till March, ECHR will give a big money punishment to Turkey. At the moment , there are 3 countries that didn't recognize the Right to Conscientious objector officially. Those countries are Azerbaijan, Turkey and North Cyprus Turkish Republic ( NCTR can't recognize it without permission of Turkish republic )
I hope this important Right will be recognized as soon as possible.
Have nice day!
FURKAN ARISOY
29.02.2012
Wednesday
28 Şubat 2012 Salı
AB Egitim Politikalari , EVS ve Vicdani Ret Hakki
Avrupa birligi , mesruiyetini demokrasiden alir. Insan haklari, karsilikli anlasmalar, demokrasinin yuceligi, ozgur secme ve secilme hakki aslinda Turkiyenin Avrupadan devsirdigi ve kendine gore uyarladigi bir takim temel seylerdir. Avrupanin ve AB nin sahip oldugu bi prensib ve degerler kendi icinde buyuk onem tasir. Butun uye ulkeler bu degerlere ve kriterlere gore odullendirilir veya cezalandirilirlar. Avrupa birliginin cok sistematik, duzenli bir demokrasi isleyisi yapisi vardir. Avrupa Konseyi, Bakanlar Kurulu, AIHM, bunlardan sadece bir kacidir. Bu merciler, her konuda nihani karari vermek ile yukumludurler. Buralarda meydana gelebilecek her turlu aksaklik, tum uye ulkeleri etkileyebilir.
Gelgelelim, AB egitime cok fazla onem atfeder. Egitimi over ve bugun genclerin egitimi icin ayirdigi fon milyonlarda euroyu bulmaktadir. Genclerin, secebileekleri alternatifleri onune koymustur. En onemlisi de, bunu yaparken, Din, dil, irk, mezhep ayrimi yapmadan herkesi istedigi programa yerlestirmesidir. Erasmus, Da vinci, Sokrates, EVS vb. gibi egitim ve gonulluluk programlari , tum dunya da bilhassa Turkiyede bugunlerde cok daha populer olmaya baslamistir. Tum bu programlarin ortak ozelligi, bireylerdeki on yargilari kirmak ve onlara yeni kulturleri kesfetmenin kapilarini acmaktir. Ozelde ise, Ornegin Erasmus programi maksimum 1 yil en az 5 ay olmak uzere Turkiyedeki bir ogrencinin Avrupanin herhangi bir ulkesinde kalarak egitimine bir sure burda devam etmesi gibi , burada yatip kalkmasi ve buranin kulturune adapte olmasini icerir. EVS programinda ise , Ogrencilik sarti aranmaz. 18 ile 30 yas arasindaki herkes bu gonulluluk programina katilabilir. Evs programi en az 1 ay ve en fazla 1 sene olabilmektedir. Verilan proje kapsaminda, gonullu olarak yabanci bir ulkede calisma anlamina gelir. Kisi, belli bir maas almaz ama AB tarafindan hibelenir.
Butun bunlari neden anlattigima gelince;
Turkiye halen orta duzeyde gelismis ulkeler arasinda. Ekonomisi cok iyi olabilir ama Insan haklari bakimindan beklenen seviyenin cok altinda. Bu konuda anlamadigim ve tartismak istedigim husus su : AB nin egitim politikalarindan sonuna kadar yararlanan turk ogrenciler, is insan haklari konusundaki ihmallerimize gelince neden ayni gelismeyi istemiyorlar ya da istemekten kaciyorlar? Neden Erasmusu ve EVS programini kullanmak ile yetiniyorlar? Neden dar kaliplari asamiyorlar? Neden hala milliyetci refleks ile hareket ediyorlar? Mantiken dusundugumuzde, Erasmus ya da EVS yapmaya gitmis birinin daha acik goruslu, daha esnek daha ve daha liberal olmasi beklenir. Ama nedense, cogu Turk ogrenci, AB egitim programlarini cokca kullanmasina ragmen, ornegin turkiyenin AB ye girmesini istemiyor. Ben, kisisel olarak burada buyuk bir celiski goruyorum. Bence, EVS ve erasmus yapmaya gitmis bir turk gencinin, Turkiyenin AB ye girmesini istemesi gerekir. Aksi takdirde kendisi ile celisir. Gittigi programin amaci kalmaz. Iste tam da bu noktada bahsetmek istedigim konu Vicdani ret ingilizce ifadesi ile Conscience Objector. Vicdani ret, kisinin dini, moral, vicdani, vb. sebeplerden oturu askere gitmeyi reddetmesidir. Iki cesit Vicdani ret vardir : Birincisi kismi rettir ki bu asker olarak silah tutmanin alternatifi olarak kamu hizmetini ongorur. Ikinci olarak ise , kisi, total yani bir butun olarak AsKERE gitmeyi reddedebilir. Turkiyedeki ilk Vicdani retci 1989 yilinda Vicdani rettini aciklayan Tayfun Gonuldur. Kendisi , bu kararindan dolayi yillarca hapis yatmistir. Gunumuzde, Turkiyede vicdani retci sayisinin 1000 in uzerinde oldugu ifade ediliyor.
AB, Turkiyeye Subat ayina kadar " Vicdani ret" hakkini tanima suresi vermisti. Turkiye, ne yazik ki, yani Turk hukumeti bu konuda bir kac ciliz girisimde bulundu ve gerisini getirmedi. AIHM, Turkiyeye bu konuda baski yapmaktadir. Turkiye, eger mart ayina kadar Vicdani ret hakkini tanimaz ise, AIHM Turkiyeyi yukluce bir para cezasina carptiracaktir. Su anda Vicdani ret hakkini tanimamis resmen taninan 3 ulke var : Turkiye, azerbaycan ve Kuzey kibris Turk cumhuriyeti. ( KKTC nin tanima sansi yok cunku kendi icinde ozerk degil, hala Turk askeri burada aktif halde )
Eger Turkiye Vicdani ret hakkini mart ayinda da kabul etmezse, bundan sonra Vicdani retten dolayi iskence gormus, hapishanede yatmis , mahkum olmus tum retciler, AIHM e gidip rahatlikla dava acabilecekler.
Umarim bu hak bir an once taninir.
Gelgelelim, AB egitime cok fazla onem atfeder. Egitimi over ve bugun genclerin egitimi icin ayirdigi fon milyonlarda euroyu bulmaktadir. Genclerin, secebileekleri alternatifleri onune koymustur. En onemlisi de, bunu yaparken, Din, dil, irk, mezhep ayrimi yapmadan herkesi istedigi programa yerlestirmesidir. Erasmus, Da vinci, Sokrates, EVS vb. gibi egitim ve gonulluluk programlari , tum dunya da bilhassa Turkiyede bugunlerde cok daha populer olmaya baslamistir. Tum bu programlarin ortak ozelligi, bireylerdeki on yargilari kirmak ve onlara yeni kulturleri kesfetmenin kapilarini acmaktir. Ozelde ise, Ornegin Erasmus programi maksimum 1 yil en az 5 ay olmak uzere Turkiyedeki bir ogrencinin Avrupanin herhangi bir ulkesinde kalarak egitimine bir sure burda devam etmesi gibi , burada yatip kalkmasi ve buranin kulturune adapte olmasini icerir. EVS programinda ise , Ogrencilik sarti aranmaz. 18 ile 30 yas arasindaki herkes bu gonulluluk programina katilabilir. Evs programi en az 1 ay ve en fazla 1 sene olabilmektedir. Verilan proje kapsaminda, gonullu olarak yabanci bir ulkede calisma anlamina gelir. Kisi, belli bir maas almaz ama AB tarafindan hibelenir.
Butun bunlari neden anlattigima gelince;
Turkiye halen orta duzeyde gelismis ulkeler arasinda. Ekonomisi cok iyi olabilir ama Insan haklari bakimindan beklenen seviyenin cok altinda. Bu konuda anlamadigim ve tartismak istedigim husus su : AB nin egitim politikalarindan sonuna kadar yararlanan turk ogrenciler, is insan haklari konusundaki ihmallerimize gelince neden ayni gelismeyi istemiyorlar ya da istemekten kaciyorlar? Neden Erasmusu ve EVS programini kullanmak ile yetiniyorlar? Neden dar kaliplari asamiyorlar? Neden hala milliyetci refleks ile hareket ediyorlar? Mantiken dusundugumuzde, Erasmus ya da EVS yapmaya gitmis birinin daha acik goruslu, daha esnek daha ve daha liberal olmasi beklenir. Ama nedense, cogu Turk ogrenci, AB egitim programlarini cokca kullanmasina ragmen, ornegin turkiyenin AB ye girmesini istemiyor. Ben, kisisel olarak burada buyuk bir celiski goruyorum. Bence, EVS ve erasmus yapmaya gitmis bir turk gencinin, Turkiyenin AB ye girmesini istemesi gerekir. Aksi takdirde kendisi ile celisir. Gittigi programin amaci kalmaz. Iste tam da bu noktada bahsetmek istedigim konu Vicdani ret ingilizce ifadesi ile Conscience Objector. Vicdani ret, kisinin dini, moral, vicdani, vb. sebeplerden oturu askere gitmeyi reddetmesidir. Iki cesit Vicdani ret vardir : Birincisi kismi rettir ki bu asker olarak silah tutmanin alternatifi olarak kamu hizmetini ongorur. Ikinci olarak ise , kisi, total yani bir butun olarak AsKERE gitmeyi reddedebilir. Turkiyedeki ilk Vicdani retci 1989 yilinda Vicdani rettini aciklayan Tayfun Gonuldur. Kendisi , bu kararindan dolayi yillarca hapis yatmistir. Gunumuzde, Turkiyede vicdani retci sayisinin 1000 in uzerinde oldugu ifade ediliyor.
AB, Turkiyeye Subat ayina kadar " Vicdani ret" hakkini tanima suresi vermisti. Turkiye, ne yazik ki, yani Turk hukumeti bu konuda bir kac ciliz girisimde bulundu ve gerisini getirmedi. AIHM, Turkiyeye bu konuda baski yapmaktadir. Turkiye, eger mart ayina kadar Vicdani ret hakkini tanimaz ise, AIHM Turkiyeyi yukluce bir para cezasina carptiracaktir. Su anda Vicdani ret hakkini tanimamis resmen taninan 3 ulke var : Turkiye, azerbaycan ve Kuzey kibris Turk cumhuriyeti. ( KKTC nin tanima sansi yok cunku kendi icinde ozerk degil, hala Turk askeri burada aktif halde )
Eger Turkiye Vicdani ret hakkini mart ayinda da kabul etmezse, bundan sonra Vicdani retten dolayi iskence gormus, hapishanede yatmis , mahkum olmus tum retciler, AIHM e gidip rahatlikla dava acabilecekler.
Umarim bu hak bir an once taninir.
HANGİ ÜLKELERDE NASIL UYGULANIYOR?
Vicdani
reddin geçmişi ilk devletlerin kuruluşuna kadar uzansa da resmileşmesi
yirminci yüzyılın başlarına denk gelmektedir. Örneğin, İngiltere 18.
yüzyılda Quaker inancına sahip olanları zorunlu askere alınmadan muaf
tutmuş ve 1916'da da vicdani reddi anayasasına dahil etmiştir.
İngiltere'yi 1917'de Danimarka, 1920'de de İsveç izlemiştir. Ayrıca pek
çok ülke 17 ve 18. yüzyıllardan itibaren askerliği zorunluluk değil,
gönüllülük esasına dayalı uyguladığı için etkin olarak vicdani ret diye
bir tanımlamaya gerek duymamıştır. Etkin olmasa da yasal olan bu durumun
değişmesine I. Dünya Savaşı ile zorunlu askerlik uygulamasının yeniden
getirilmeye çalışılması sebep olmuştur. Vicdani ret hakkı, günümüzde
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu
tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiştir.
AB üyesi Belçika,
Çek Cumhuriyeti, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İtalya,
Lüksemburg, Macaristan, Malta, Portekiz, Slovakya ve Slovenya’da
zorunlu askerlik hizmeti yok. Diğer ülkelerde ise alternatif kamu
hizmeti uygulanıyor.
Alman vicdani
retçiler, askerlik süresi olan 9 ay boyunca gençlik, aile, kadın ve
sağlık bakanlığına bağlı federal sivil servis ofisleri tarafından
alternatif hizmet yerlerinde çalışıyorlar.
Avusturya 1991 yılından bu yana vicdani ret hakkını tanıyor. Vicdani retçiler bu ülkede 12 ay alternatif hizmet yapıyorlar.
Danimarka’da 1917’den beri tanınan vicdani ret hakkı kapsamında, 9 ay alternatif hizmet yapılıyor.
1931 yılından bu yana vicdani ret hakkını tanıyan Finlandiya’da vicdani retçiler 13 ay, 1920 yılında bu hakkı tanıyan İsveç’te ise 7,5 ay alternatif hizmet yapıyorlar.
Yunanistan,
AB üyesi olabilmek için 1998’de vicdani reddi kabul ederek,
kanunlarında değişikliğe gitti. Buna göre 23 ay alternatif hizmet görevi
vicdani retçiler için düzenlendi.
Yeni AB üyesi olan Bulgaristan da vicdani reddi kabul etti. AB üyesi Bulgaristan 2008 yılında da zorunlu askerliği tamamıyla kaldırmayı taahhüt etti.
Çiçeği burnunda AB üyelerinden Kıbrıs Rum Kesimi da vicdani retçiler için alternatif hizmet yükümlülüğü getiren ülkeler arasında. Ancak alternatif hizmet burada 42 aya çıkıyor.
1991 yılında anayasa ile vicdani ret hakkını tanıyan Estonya’da ise alternatif hizmet süresi 16 ay.
1998 yılında anayasasına vicdani ret hakkını alan Polonya’da, vicdani retçiler 18 ay alternatif hizmette bulunuyor.
Letonya, 2002
yılında çıkardığı alternatif hizmet kanunu ile vicdani ret hakkını
yasal olarak tanıdı. Alternatif hizmet süresi ise 24 ay olarak
belirlendi.
1992 anayasasında bu hakkı tanıyan Litvanya’da alternatif hizmet süresi 18 ay.
1996 yılında bu hakkı tanıyan Romanya’da ise hizmet süresi 12 ay.
Iyi haftalar dilerim,
FURKAN ARISOY
29.02.2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)